admin tarafından yazılmış tüm yazılar

Sab Espresso Makinası Tamiri

Sab Espresso Makinası Tamiri

REKLAMDIR

Arızalı Sab espresso makinası tamiri

Sab espresso Makinası tamiri: bozuk Sab espresso makinası tamiri için, Sab espresso makinası rezistans değişimi Sab espresso makinası pompa değişimi kart değişimi beyin tamiri kaşık contası Sab espresso makinası süzgeci kahve kaşığı Sab espresso makinası su valfi patlaması gibi Sab espresso makinası arızalarına tamir bakım servis hizmetini veriyoruz, Sab espresso makinası tamirci servisi telefonu 0212 3614581

İstanbulda düzenli çalışmayan Sab espresso makinası tamiri için her semte teknik servis hizmeti vardır Sab espresso Makinası tamiri için arayınız 0212 2974432

Sab Espresso Kahve Makinası Tamiri Bakımı Özel Servisi Telefonu 0212 2974432 – 2536412 – 2375906 – 3614581

Sab espresso makinalarındaki şu arızaların tamiri yapılmaktadır; çalışmayan Sab espresso makinası tamiri su kaçıran Sab espresso makinası tamiri sigorta attıran Sab espresso makinası tamiri -Sab espresso makinası tamiri telefonu 0212 3614581- buhar kaçıran Sab espresso makinası tamiri ısıtmayan Sab espresso makinası tamiri basınç göstergesi arızalı yükselmeyen Sab espresso makinası tamiri elektrik kaçıran Sab espresso makinası tamiri için tamirci telefonu 0212 3614581

Baktığımız Sab espresso makinası çeşitleri: Ev tipi Sab espresso makinası tamir servisi, endüstriyel Sab espresso makinası tamir servisi, 2 kollu Sab espresso makinası tamiri, 3 kaşıklı Sab espresso makinası tamir servisi, küçük büyük çeşitli Sab espresso makinalarının pompa motoru değişimi kontaktör basınç saati değişimi ısıtıcı rezistans değiştirme elektronik kart değişimi ve benzeri arızalı Sab espresso Makinası tamiri için arayınız 0212 2974432

Sab espresso makinası tamiri telefonu 0212 3614581

Aşağıdaki Not Sadece Aynı İş Kolundaki (Makina Tamircisi, Satıcısı; Satış Tamir Bakım Servis Hizmeti Yapan) Arkadaşlarımız İçin Geçerlidir….

Sitemizdeki yazıdan alıntı yapacak olan arkadaşlarımız; Lütfen kaynağı belirtiniz… Kaynak belirtilmeden yapılacak alıntılarla ilgili siteler “Yüzsüzler veya Fikirden Yoksunlar” Sayfamızda yayınlanacaktır. Darılmayınız…

Kaynak: www.tamircimerkezi.com

Sab espresso makinası tamiri telefonu 0212 2974432

Kuruluşumuz bir çok espresso makinası markasının yetkili servisidir. Bu bakımdan arızalı Sab espresso makinalarınıza TSE li işçilik orijinal Sab espresso makinası parçalarıyla uygulanmaktadır, Çalışmayan Sab espresso makinelerini kuruluşumuzda gönül rahatlığıyla yaptırabilirsiniz. Yetkili servisi olduğumuz espresso makinası markalarını 0212 3614581 nolu telefondan öğrenebilirsiniz

Sab espresso makinası bakımı telefonu 0212 3614581

REKLAMDIR (Reklam teklifi için topluluklar@gmail.com adresine yazabilirsiniz)

Ayrıca Sab espresso makinası satışıda yapılmaktadır. Yeni Sab espresso makinası satışı için sol taraftaki bağlantılara bakabilirsiniz veya arama kutusuna Sab espresso makinası yazarak aratabilirsiniz veya yeni Sab espresso makinası satışı için arayabilirsiniz 0212 2370749 – 0212 2370759

Sab espresso makinası satışı 0212 2370759

Sab espresso Makinası Tamiri Telefonu 0212 3614581 – 2974432

KAHVENİN DİNLERDEKİ YERİ

Kahve ve Din

Avrupa’da kahveyle ilgili yazılmış birçok kitapta kahve için İslam şarabı denmektedir. Osmanlıda ise haram, mekruh olduğu, yasaklanması gerektiğiy-le ilgili birçok tartışmalara neden oldu. Osmanlılar kahveyi Hanefi mezhebi öğretisi doğrultusunda değerlendirmişlerdir. Kahvenin yasaklanmaya çalışılmasının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

• Hanefilik mezhebinde cansız bir madde Müslümanlığın yeme içme alışkanlıkları arasında yer alamaz öğretisi.

• Tarikatların zikir ayinlerinde kahve fincanının elden ele dolaşması.

• Kahvenin de uyuşturucu olarak kabul edilmesi, esrar ve benzeri uyuşturucularla arasında benzerlik kurulması.

• Kahvenin kömürleşinceye kadar kavrulması. Katip Çelebi de kahve tüketimini, hatta üretimini yasaklayan Hanefi öğretisine yer vermiş, ancak kesin bir Şeyhülislam fetvasından söz etmemiştir.

16. yüzyılın ortalarında İstanbul’da kahve, sadece saray mensupları ve başta Halveti tarikatı olmak üzere, tarikat mensupları tarafından içiliyordu. Bektaşîlerin kahveye ne kadar önem verdikleri kahve pîrîne yedinci postu vermelerinden anlaşılmaktadır. Kanunî Sultan Süleyman döneminde Şeyhülislam Ebusuud efendinin kahveyle ilgili fetvası şöyledir: “Allah’tan ve günaha girmekten korkanlar kahveyi sefihler veya sarhoşlar gibi içmez, sağlık ve esenlikleri için içerler. Kahveyi bu amaçla içenler için bir engel yoktur.”

Fransa’da kahve, şarap üreticisi köylülerin direnciyle karşılaştı. Fransız hekimlerine göre kahve zehirdi, eczanelerde satılmalıydı. Fransız sarayında 1669’da Osmanlı Büyükelçisi Süleyman Ağa’run Paris’e gelmesiyle kahve içilmeye başlandı.

1674 yılında Petrus Della Valle Türklerin kahve kültürünü, kahve içme, hazırlama sanatını anlatan uzun bir yazı kaleme almıştır. Bu yazısında Türklerin kahve içme kültürünü şöyle dile getirmektedir: “Türklerin siyah olan farklı bir içecekleri var. Bu içecek yazın serinletmekte, kışın ise ısıtmaktadır. Bu içecek genellikle yemeklerden sonra sohbet ederken içilmekte-dir.”

Viyana’da kahve içilmeye Osmanlı ordusunun 1683’te Viyana kuşatmasında yenik düşerek geri çekilmesinden sonra başlandı. Ordu geri çekilirken çuvallar dolusu kahve, dibekler ve cezveler bıraktı. Bırakılan dibekler ve diğer malzemeler Avusturya ve Alman müzelerinde sergilenmektedir.

17. yüzyılda hekimlerin yardımıyla ingiltere kahve tiryakileri ülkesi oldu. İngiltere’de çok içki içilmesi problemlere neden oluyordu. Hekimler içki tüketimini azaltmak için kahvenin lehine büyük bir propaganda yaptılar. Kısa sürede Londra kahvehanelerle süslendi.

Londralı kadınlar, 1674 yılında ‘Venüs’ün Hürriyetinin Koruyucuları’ imzasıyla Women’s Petition Against Coffee (Kadınların Kahve Karşıtı Toplu Talebi) adı altında yayınladıkları meşhur yazıda fazla içilen kahvenin cinsel arzuyu zayıflattığını ileri sürdüler.

1675 yılının aralık ayında İngiltere’de o güne kadar görülmemiş bir olay daha yaşandı. İngiltere Kralı II. Charles kahveyi huzursuzluğa neden göstererek kahvehanelerin kapatılmasına karar verdi. Kişisel özgürlüğü sınırladığı gerekçesiyle halk büyük bir direniş gösterince, kral birkaç hafta içinde kararını geri almak zorunda kaldı.

İsviçre’nin Basel şehrinde yayınlanan bir bildiride, insanı güçsüz bırakan kahvenin kötülüklerinden halkı korumak için kahveye dur deme kararı verildiği açıklanmaktadır. Bildiri özet olarak şöyle: “Tüm vatandaşlarımıza (seyahat eden yabancılara hizmet verenler dışında) sütle veya sade olarak kahve içmek yasaklanmıştır. Yasağa ilk kez karşı gelenlerden 5 fund, ikinci kez karşı gelenlerden iki misli ceza alınacaktır.” O zaman için bu oldukça yüksek bir cezadır. İsveç’te kahve ve çay içmek 1756 yılında yasaklandı. Ancak bu yasak halk tarafından çeşitli şekillerde delindi.

KAHVE VE DİN; KAHVE VE DİN adresinden online olarak detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz – kahvenin dindeki yeri kahve makinası satış telefonu 0212 2370749

Yasak kaldırılınca kahve ve çayın zararları tekrar tartışılmaya başlandı. Bunun üzerine kral, kahve ve çayın tehlikesini ispat edebilmek için, ölüm cezası verilmiş olan ikiz erkek kardeşleri kahve ve çay içmekle cezalandırdı. İkizlerden biri her gün bir çaydanlık çay diğeri ise bir çaydanlık kahve içmek zorunda bırakıldı! Günler, aylar, yıllar geçti. Önce mahkûmları kontrol ermekle görevli profesörlerden biri, sonra ikincisi öldü. Kral öldürüldü. İkizler çay ve kahve içmeyi sürdürdüler. İkisi de çay ve kahvenin zehir olduğunu ispat edemeden çok ileri yaşlarda öldüler.

Günümüzde hala kahve ve çayın zarar ve yararları, bilim insanları arasında tartışmalara neden olmaktadır. Çay ve kahve, üzerinde en kapsamlı araştırma yapılan ve yapılmaya devam edilen bitkilerdendir. Kahvenin içilmesi dini yönden tartışmalara neden oluncaya kadar çok sorun edilmiyordu. 16. yüzyılın başında Mekke’ye tayin edilen fanatik ve bağnaz bir vali kahve içmeyi ölümle cezalandırmak istedi. 1511 yılında Mısır Sultanı Mekke’ye Khair bey adında bir vali tayin etti. Khair bey Kur’an’da hiçbir eski adete yer olmadığını düşünüyordu.

Bilim insanlarından, müftülerden, yüksek rütbeli subaylardan, filozoflardan ve hukukçulardan oluşan bir divan topladı. Divandakiler arasında iki gün süren tartışmadan sonra kahvenin yasak olmadığına, ancak mekruh (arzu edilmeyen, hoş görülmeyen) olduğuna karar verildi. Vali gece evinin damından Mekke’yi seyrederken her tarafın karanlık olduğunu ancak kahvehanelerin ışıklarının yandığını gördü. Bunun üzerine askerlerini oraya gönderip kahvehaneleri dağıtmalarını emretti. Karşı koyanlar bağlanıp hapishaneye atıldı. O gece üç kahve yakıldı ve iki kişi öldü. Ertesi gün kahve içmek yasaklandı. Kim yasağa karşı gelirse bağlanarak eşeğe ters oturtuldu ve şehirde kırbaçlanarak dolaştırıldı.

Khair bey Sultan’a aldığı kararı onaylaması için Mekke’de olanlarla ilgili bilgi gönderdi. Sultan zor durumda kaldı çünkü kendisi ve tüm saray mensubu kahve tiryakisiydi. Kur’an’ı en iyi bilen âlimler bile Kur’an’da kahvenin yasaklanmasını gerektirecek bir neden bulamadılar. Sultan ayaklanmaya kahvenin yasaklanmasının neden olduğuna karar verdi ve yasak kaldırıldı. Kahvehaneler, kahve tiryakileri için vazgeçilmez bir buluşma ve yarenlik yeriydi. 1521 yılında Kahire’de kahvehaneye gidenlerle bağnazlar arasında sopalı bıçaklı kavga çıkmıştır.

Kahve sadece içecek olarak rüketilmemiştir. Özellikle ülkemizde kahve falı önemli eğlencelerdendir. Kahve içildikten sonra telvesine bakılarak söylenenler kimileri için gelecekten haber veren çok ciddi bir kaynak, kimileri için eğlence ve hoş vakit geçirme vasıtasıdır.


KAHVE VE DİN Satış Telefonu 0212 2370749-2370750-2370751-2370759

KAHVENİN VÜCUDA ETKİLERİ

Kahve Nedir Kahvenin Vücuda Etkileri

COFFEA ARASICA L Rubiaceae

Kahvenin Tıbbi Nitelikleri: Günümüzde kahvenin içindeki çeşitli maddelerin vücudumuzun çeşitli organları üzerinde farklı etkiler yaptığı bilinmektedir. Kahvenin içindeki en önemli madde kafeindir. Onu sırasıyla klorojenik asit ve trigonelin takip eder. Kahvenin içindeki kafein kahve içildikten 15 dk sonra bağırsaklara ulaşır. Kafeinin vücuttaki etkisi 5-7 saat sonra tamamen kaybolur. Kafein her şeyden önce merkezi sinir sistemini etkiler.

Önce algılama yeteneği süratle artar, refleksler güçlenir ve beyin daha iyi çalışır. Uyku dağılır, yorgunluk kaybolur. Kahve uyuşturmaz ve karar verme yeteneğini engellemez. Ancak çok tüketildiğinde düşüncelerin dağılmasına, karışmasına, karar verme yeteneğinin azalmasına, iç huzursuzluğa ve ellerin titremesine neden olur.

Kafein uyku kaçırır. Yaşlılarda ise azalmış olan beyin kanlanmasını artırdığı için uyumalarını kolaylaştırmaktadır.

İçki içtikten sonra özellikle acı kahve içmenin kandaki alkol oranını düşürdüğüne inanmak, içkinin etkisini yok ettiğini düşünmek büyük bir yanılgıdır. Kafein uyarıcı olduğundan içkili insan kendini daha iyi hisseder ve içkinin etkisinin yok olduğunu zanneder. Kahve kandaki alkol oranını kesinlikle etkilemez, sadece kısa bir süre için uykuyu dağıtır ve insanda ayık olduğu hissini uyandırır. Kahve alkolden sonraki mahmurlukta yardımcı olur. Bu durumda kahveye taze limon suyu karıştırılarak içilmelidir. Limonlu kahve genişlemiş, elastikiyetini kaybetmiş olan beyin damarlarının eski durumunu almasını sağlayarak baş ağrısının geçmesini ve ayılmayı sağlar. İçine 1 limon sıkılan acı kahve baş ağrısına iyi gelir. Günde 3 çay fincanı içilebilir

Kahve tansiyonu yükseltmez ve kalp damarları ve akciğer için de tehlike oluşturmaz. Bu nedenle gut hastalığında, şeker ve enfarktüs tehlikesinde kahveyi yasaklamak için bir neden yoktur. Kahve kafein nedeniyle idrar söktürücüdür. Kahve kavrulurken büyük bir bölümü kaybolan klorojenik asit çok hafif zehirlidir. Asit karakteri olan bu madde kafeine göre daha az uyarıcıdır. Midedeki tuz asidinin artmasına neden olduğundan, safranın da artmasına neden olur.

Beyinde otonom ve motor sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlayan dopamin maddesinin azalması Parkinson hastalığına neden olur. Kafeinin beyni Parkinson hastalığına karşı koruduğu ileri sürülmüştür.

Kahve kandaki kolesterol oranını çok hafif yükseltmektedir. Bu oran kahvenin doğru olarak hazırlanmasıyla daha da azaltılabilir. Kahve filtreden geçirildiğinde kolesterolün yükselmesine neden olan yağların büyük bir bölümü filtrede kalır. Kahve astımlı hastalara 3 şekilde yardımcı olur: beynin solunum merkezini uyarır, akciğere kadar tüm bronşları genişletir ve akciğerdeki damarları genişletip gerilimini azaltarak kan akımının artmasını, akciğerin daha fazla oksijen almasını sağlar. İlaçsız olarak astım nöbetine yakalanan hastaya, sakinleştirici olarak 2 kahve fincanı kahve içmesi önerilmektedir. Birçok astım ilacında kafein bulunmaktadır. Hafif solunum zorluklarında bir fincan kahve yardımcı olmaktadır.

KAHVE NEDİR KAHVENİN VÜCÜDA ETKİLERİ; KAHVE NEDİR KAHVENİN VÜCÜDA ETKİLERİ adresinden online olarak detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz – kahve nedir kahvenin vücüda etkileri nedir kahve makinası satış telefonu 0212 2370749

Araştırmalar kahve içtikten sonra idrardaki kalsiyum oranının yükseldiğini göstermiştir. Bu nedenle kahvenin kalsiyum hırsızı olduğu ileri sürülmektedir. Belirli bir yaştan sonra kemiklerde kalsiyum azalması görüldüğünden, bazı doktorlar özellikle kadınlara kahve içmemeyi önerir. Ancak araştırmalar kemiklerdeki kalsiyum azalmasının asü nedeninin yanlış beslenme ve hareketsizlik olduğunu göstermektedir. Kahve alışkanlık yapmaz.

Uzun süre kahve içtikten sonra kahveyi aniden, tamamen bırakanlarda bazen çok kısa süreli baş ağrısı görülmektedir. Kahvenin zayıflamaya ve zayıf kalmaya yardım ettiği tespit edilmiştir. Kahve metabolizmayı uyararak vücuttaki yağların erimesine yardım etmektedir. Kahve sütsüz ve şekersiz içildiğinde vücudun kalori harcamasına neden olmaktadır.

Birçok kimse kahvenin sağlıksız bir içecek olduğunu ileri sürmektedir. Ancak yapılan en son araştırmalar kahvenin safra kesesinde taş oluşumunu önlediğini, astım ve alerjide yardımcı olduğunu, konsantrasyon ve yaratıcılığı artırdığını ve parkinson hastalığında destekleyici olduğunu göstermektedir.

Kahvenin İnsan Vücuduna Yan Etkileri: Kafein mideyi, bağırsakları ve safra kesesini etkilemesine rağmen bu organları tahriş etmez. Kahve içildikten kısa bir süre sonra olan mide ağrısı, yanma, ekşime, bulantı, gaz şişkinliği ve kusmaya kahvenin kavrulmasıyla ortaya çıkan tahriş edici maddeler neden olmaktadır. Mide ve bağırsak rahatsızlığı olanlar kahve içmemeli, kahveden vazgeçemiyorlarsa kafeini alınmış ve tahriş edici maddelerden arıtılmış kahveleri tercih etmelidir. Bir kilo kavrulmuş kahvedeki kanserojen benzpiren 0,000000003 g’dır. Bu oran arpa, buğday kahvesi ve siyah çayda daha yüksektir.

Annenin içtiği kahvenin içindeki kafeinin ancak %1’i anne sütüne geçer. Bu oran bebeğin gelişmesine herhangi bir etki yapmaz.

Kahvenin iktidarsızlığa neden olduğu doğru değildir. Sert kahvenin cinsel arzuyu artırdığıyla ilgili bilimsel bir açıklama da yoktur.


KAHVE NEDİR KAHVENİN VÜCÜDA ETKİLERİ Satış Telefonu 0212 2370749-2370750-2370751-2370759